MEHMET BERAT TURAL

Okuduğunuz makale
BU SEÇİM ÇOK.....
Altun İnşaat
Anasayfa   /    Köşe Yazarları   /    Mehmet Berat TURAL   /    BU SEÇİM ÇOK.....

14 Ocak 2019 - 00:00

496

mehmetberat@urguphaber.com

Mehmet Berat TURAL

MEHMET BERAT TURAL

BU SEÇİM ÇOK.....

Ülkenin geçtiği dar boğaz malum… Ekonomi, dış güçler, beka, yerel seçimler, anarşi, terör ve tüm bunların üstüne omurgasını ameliyatla aldırmış medya ve kalemşörler ülkeyi terketmek veya onlarsız hale getirmek ikileminden dışarı çıkarmıyor bizi. Biz diye ifade ettiğim kitle levha ve kavgaların dışında ortak dil bulma ve çözüm merkezli konuşma kaygısı taşıyan hangi klik ve yapıdan olursa olsun aklı başında insanlar. Hatta gayrı müslimler dahil.

Ülkede ticaretin, ithalatın ihracatın her geçen gün devlet ve halk adına zarar verici boyutta ilerliyor olmasının çözümünü konuşmak yerine “oh, battık”çılarla “haiinnn, vatan haini”ciler arasında sıkışıp kalmış olmak da aslında ziyadesiyle incitici.

Yerel seçimlere -ki önümüzde 85 90 gün var- yaklaştığımız her an kurulan cümleler kalitesini yitirmekte daha bir ısrarcı oluyor. Bir taraf beka, ihanet gibi ifadelerle vizyon ve projeden uzak ortak ve sakin üslubu zaten terk etmişken; bir taraf “battık, daha da batıyoruz, biraz daha batacağız, ama batmak çok kötü” girdabında. Sadece bu kör siyaset ve politika değil aslında kötü olan. Aynı zamanda kitlelerin de cümlelerine yansıyor bu durum. Hiçbirşeyci olduğu için rabbine hamd eden ben bulunduğum ortamlarda farklılıklar, doğruları, yanlışları, eksikleri, ihmalleri, ihlalleri, yetersizlikleri, pespayelikleri, vizyonsuzlukları levhalardan sıyırıp konuşalım ki anlaşabilelim teklifinde bulunuyorum. Genelde karşılaştığım refleks kişilerin veya kurumların yalnızlaştırılmasının ülkeye zarar vereceği şeklinde.

Bu gösteriyor ki yukarılarda oturup mikrofona konuşan, kalabalık meydan veya salon organizasyonlarında ağzına geleni söyleyen kişiler, liderler kurdukları her cümleyle anlaşmamızı daha bir anlaşılmaz kılıyor. Geçtiğimiz seçim döneminde bir partinin milletvekili adayı olan bir büyüğüme en sonunda dayanamayıp özel olarak haklı olmanın veya haklı zannetmenin kişileri kırma hakkını kimseye vermediğini, kullandığımız ifadelerin aramıza duvarlar örmesine müsaade etmememiz gerektiğini belirtmiştim. Enteresan bir durum o yazışmadan sonra o büyüğüm paylaşımlarına ve ifadelerine bayağı bir düzen getirmişti.

Bu seçim döneminde acaba kaç kişiye üslup uyarısında bulunacağız?

Bu seçim döneminde acaba kaç yüz bin kere sokağı ve tebessümü kaybettikten sonra kimin nereyi kazandığının bir anlamı yok , etmeyin demekten bıkacağız?

 

Daha da enteresan olan bir durum daha var! Belki de başlı başına bir yazı olur o konu. Ancak kısaca izaha gayret edeyim. Mesela bu ülkenin neredeyse tmamaı Ahmet kaya dinler. Neredeyse tamamı Ahmet şafak ın yalnız kurt ve adam gibi sini bilir. Mesela bu ülkenin az bir kısmı hariç hepsi ömer karaoğlunun şehit tahtında ve eşref ziyanın bir güneş doğuyor unu en az birkaç kez dinlemiştir. Yine herkes istisnasız onur akın dan seviyorum seni yi dinlemiştir. Mustafa yıldızdoğan ın ölürüm türkiyem i herkesin şarkısıdır aslında. Hal böyle olunca neyin kavgası neden veriliyor anlamakta güçlük çekiyoruz tabi olarak. Türküleri, kavgaları, sevdaları, efkarları ortak bir toplumuz biz. Biz o bu şu partili değiliz. Biz kürt veya türk değiliz türkü söylerken veya ağlarken. Bir can kaybı karşısında İzmirli karslıdan daha az üzülmez! Şehit cenazesinden kimse mutlu olmaz! Çocuğu olana hep birlikte hayırlı olsun deriz.

Peki….

Madem o kadar çok ortak noktamız ve derdimiz var neden arkadaş neden neden neden!?

Niye herkes birbirine hakaret ediyor, kabul edilemez ithamları sıralıyor yorulmadan ve ahiretin sahibinden korkmadan?

Peki seçimlerde kime oy verelim kim gelsin?

Dinleyin ya! Dinleyin!

Bu geri zekalı beton mabetlere dönüşen aptal şehirleri asli hüviyetine kim getirecek?

Kim istihdam, yatırım, üretim, sanat estetik vadediyor?

Kim proje ve çözüm konuşuyor?

Sakince dinleyin, düşünün!

Eğer düşünmezseniz yarısı hakaret yarısı itham olan kalabalık konuşmalar arasında sağlıklı tercihte bulunamazsınız bulunamayız!

Başka türkiye yok klişesine gelince….

Evet yok. Ancak sokağında selam verilecek kimsenin kalmadığı türkiye bizim türkiyemiz mi sayılır?

MAKALEYE YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Makaleye hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ

SON DAKİKA HABERLERİ